Hoskinson: Bitcoin’de tartışılan güncelleme, 1.7 milyon BTC’yi tamamen kilitleyebilir
Bitcoin geliştiricilerinin kuantum bilgisayar tehditlerine karşı yaklaşık 8 milyon BTC’yi dondurmayı içeren yeni önerisi, kripto para piyasasında dikkat çeken bir tartışma başlattı. Cardano kurucusu...
Bitcoin geliştiricilerinin kuantum bilgisayar tehditlerine karşı yaklaşık 8 milyon BTC’yi dondurmayı içeren yeni önerisi, kripto para piyasasında dikkat çeken bir tartışma başlattı. Cardano kurucusu Charles Hoskinson ise bu planın, ağın en eski coin’lerini ve özellikle Satoshi Nakamoto’ya atfedilen varlıkları korumakta yetersiz kalacağını öne sürdü.
Table Of Content
Hoskinson, çarşamba gecesi YouTube kanalında yayımladığı videoda, geliştirici Jameson Lopp ve bazı isimler tarafından sunulan BIP-361 teklifinin hem teknik açıdan hatalı şekilde tanımlandığını hem de yapısal olarak önemli sınırlamalar taşıdığını söyledi.
“Soft fork değil, hard fork”
Hoskinson’a göre BIP-361, kuantum saldırılarına açık Bitcoin adreslerinin aşamalı biçimde devre dışı bırakılmasını öngörse de önerinin “soft fork” olarak sunulması gerçeği yansıtmıyor.
Cardano kurucusu, “Bunu gerçekten uygulamak istiyorsanız hard fork gerekir” ifadelerini kullandı. Bitcoin ekosisteminde bu ayrımın kritik önem taşıdığına dikkat çeken Hoskinson, topluluğun geçmişten bu yana hard fork’lara mesafeli yaklaştığını, bunun da ağın değiştirilemezlik ilkesiyle bağlantılı olduğunu belirtti.
Bilindiği üzere soft fork, mevcut kuralları sıkılaştırırken eski yazılımların çalışmaya devam etmesine imkan tanıyor. Hard fork ise kuralları daha köklü biçimde değiştiriyor ve tüm katılımcıların güncelleme yapmasını gerektirebiliyor. Aksi halde ağın bölünmesi riski doğuyor.
BIP-39 öncesi coin’ler kapsam dışında kalıyor
BIP-361 teklifine göre kuantum tehdidi nedeniyle dondurulan fonların sahipleri, cüzdanlarının kurtarma kelimelerine sahip olduklarını sıfır bilgi ispatı (zero-knowledge proof) yöntemiyle ispatlayıp dondurulan coin’lerini geri alabilecek.
Ancak Hoskinson, bu yaklaşımın 2013’te BIP-39 standardı devreye girmeden önce üretilen yaklaşık 1.7 milyon BTC’yi kapsamadığını savundu. Söz konusu coin’ler arasında, Satoshi Nakamoto’ya ait olduğu düşünülen yaklaşık 1 milyon BTC de bulunuyor.
Hoskinson’a göre bu erken dönem coin’ler, günümüzde kullanılan deterministik seed yapısından farklı bir yöntemle oluşturuldu. Bitcoin’in ilk cüzdan yazılımında, anahtarlar yerel bir anahtar havuzu (local key pool) üzerinden üretiliyordu. Bu nedenle söz konusu varlıklar için bugün ispatlanabilecek bir seed phrase (kurtarma kelimesi) bulunmuyor.
Bu da, iddiaya göre BIP-361’de önerilen kurtarma modelinin bu coin’ler üzerinde çalışmasını imkansız hale getiriyor.
“1.7 milyon coin için bu mümkün değil”
Hoskinson, videoda bu konuya ilişkin olarak “1.7 milyon adet coin’de bu yapılamaz, mümkün değil. Bunların 1.1 milyonu da Satoshi’ye ait” dedi.
Bu değerlendirmeye göre teklif mevcut haliyle kabul edilse bile söz konusu eski coin’ler kalıcı biçimde dondurulabilir. Çünkü bu fonların yeniden taşınabilmesi için gerekli kriptografik kanıtın üretilmesi mümkün görünmüyor.
Jameson Lopp: Umarım buna hiç ihtiyaç kalmaz
BIP-361’in ortak yazarlarından Jameson Lopp da bu hafta X üzerinden yaptığı paylaşımda, öneriyi kusursuz bir çözüm olarak görmediğini ortaya koydu. Lopp, teklifin uygulanmasına hiçbir zaman ihtiyaç duyulmamasını umduğunu belirterek bunu tamamlanmış bir teknik standarttan çok, olası bir acil duruma yönelik taslak bir fikir olarak tanımladı.
Lopp ayrıca, uzun süredir hareketsiz durumda olan ve kendi tahminine göre 5.6 milyon BTC’ye ulaşan coin’lerin gelecekte bir kuantum saldırganı tarafından ele geçirilip piyasaya sürülmesindense dondurulmasının daha makul olacağını savunuyor.
Eleştiriler teknik boyutun ötesine geçiyor
Hoskinson’un eleştirileri yalnızca teknik yapıyla sınırlı değil. Cardano kurucusu, Bitcoin ağında resmi ve zincir üstü bir yönetişim mekanizmasının bulunmamasının böylesine kritik kararların sağlıklı bir süreçle alınmasını zorlaştırdığını da söyledi.
Hoskinson’a göre bu durum, tartışmalı güncellemelerin geliştiricilerin yer aldıkları e-posta listeleri ve sosyal medya baskısı üzerinden şekillenmesine yol açıyor.
No Comment! Be the first one.